29 Temmuz 2020 Çarşamba
Türkiye diğer orta doğu ülkelerine nazaran bu kadar değildi, tamam pkk terörü 1984 den beri vardı ama halk bu kadar tahammülsüz değildi. Geldiğimiz nokta "niye bakıyorsun lan" deyip insan öldürmek oldu. Trafikte kornaya basıp hatalı giden sürücüyü uyarmak, ölüm fermanını imzalamak oldu, yolda yürürken biriyle istemeden çarpışmak bıçaklanma sebebi oldu, apartman sakini kadınlar merdiven yıkama tartışmasında birbirini yaraladı, sokakta youtube kanallarının siyaset sorularında a partisini, b partisini eleştirmek şiddet görmek için yeterli sebep olurken, düşünce özgürlüğü, fikir özgürlüğü gibi kavramlar hali hazırda zaten yerlerdeyken, bu dönemde yerin dibine girdi. Şiddet tam anlamıyla kötü bir şey değil, kötü insanlara karşı kendini savunma aracı, şiddet çözüm değil lafı doğru değildir. Hayattaki bazı sorunları şiddet kullanarak çözersin ve çok da güzel olur. Çünkü bazı adi insanların anladıkları dil maalesef şiddet dili.
Siz şiddet kullanana kadar size her türlü kötülüğü hak görüyorlar. Kötüler tahammül gösterdikçe azıyor, ağzını yüzünü kırdıkça sizi insan hesabına alıyor. Dünyada şiddet kullanmadan özgürlüğüne kavuşmuş bir millet var mı ? Varsa da ben bilmiyorum. Biz kurtuluş savaşı ile yani büyük bir savaş vererek can alarak, can vererek bugünkü özgürlüğümüze kavuştuk. Konuşsak olmaz mıydı ? Olmazdı. Şiddetin gerekli olduğu yerler var ama günümüz Türkiye' sinde şiddet bir iletişim türü, en küçük tartışmada örneğin; minibüs camı aç kapa tartışması yada topu taşımada telefonla konuşma tartışması şiddetle sonuçlanıyor. Her şeyden rahatsız olan hiçbir şeye tahammülü anlayışı kalmayan psikopatlar türedi. Her şeye karışan ruh hastaları ortaya çıktı ve kelimenin tam anlamıyla şiddet toplumuna dönüştük. Burası orta doğu ve hiç yoktan sebeplerden ötürü can verebilirsiniz. İnsanlar bu coğrafyada ahlaka ihtiyaç duymuyor, dini ise sadece araç olarak kullanıyor, kaç kişi kutsal kitabını okumuştur ki ? Söylediği şeyle yaptığı şeylerin arasında uçurumlar var. İşine gelince hak, hukuktan bahseden kişileri sonraki zamanlarda nice ahlaksızlıklar ve haksızlıklarda başrolü oynarken görürsünüz.
Cahil toplumlarda saygısızlık ve şiddet had safhada, bu, şu demek değil ! İyi eğitim görmüş insanlar şiddete başvurmuyor. Hayır, şiddetin gerekli olduğu yerde zaten başvuruyorlar ama yok yere eşini öldüresiye döven profesörler, eğitimciler vs. ler yok değil. Dün İstanbul' da bir polis yaralandı ve bir polis maalesef şehit oldu, eylemi gerçekleştiren kişi 17 yaşında evet 17 ! Olayla ilgili yorumları okuduğumda 01, çukur gibi dizilerin etkisinden bahsedilmiş, bazıları ise "sanki önceden şiddet olayları yoktu" deyip dizilerle alakasının olmadığından dem vurmuş. Hayır arkadaşlar, elbette tamamen dizilerle alakalı değil ama dizilerin etkisi de yok denilemez. Sen cahil insanları mafya olmaya özendirirsen, boğaz kesen, su gibi insan öldüren tipler yaratırsan dizilerinde, o insanlarda örnek alır. Benim sigaraya başlama sebebim Polat Alemdar'dı. Polat, Çakır'ın ölümünden sonra 5 mafya babasını öldürürken birisine bakıp üstüne sigara fırlatmıştı ve ben çok etkilenmiştim, ertesi gün sigaraya başladım. Ergenlik yıllarında kendine rol model ararsın ve ben o modeli bu efsane dizide bulmuştum. Kurtlar vadisi gerçekten efsanedir ama topluma da büyük bir zarar vermiştir. Şiddet içerikli dizilerin yasaklanmasından yanayım. Benim gibi çoğu ergeni etkilediği gibi, 40 yaşında amcaların takım elbiseyi gravatsız giyme sebebidir.
Evet böyle şiddet içerikli diziler maalesef çok kötü etkiliyor tüm yaş grubundan insanları ve yasaklanmalı, ne kadar efsane olsalarda yasaklanmalı.
Zaten heyecan arayan bir toplumuz bu diziler sayesinde heyecanımıza yenik düşüp insan öldürebiliyoruz. Hem kendi hayatımızı mahvettiğimiz gibi hemde nice insanların canlarını yakıyoruz. Topluma iyiliği, dostluğu empoze eden örneğin bizimkiler gibi diziler lazım. Şimdi nerede o kalitede dizi ? Aç gözlü yapımcı "para gelsin de nasıl gelirse gelsin" diyerek yatırımını şiddete, lüks hayatı anlatan dizilere, cinselliğe yapıyor. Hal böyle olunca, lüks hayat tutkusuyla yanıp tutuşan ülke kızı, erkek beğenmiyor. Seni beğenebilmesi için 18 yaşında altında mercedesin olması gerek. Daha çok şey yazılır, halimiz çok kötü açıkçası.
Toplum düşman avına çıkmış durumda ve herkesi kendine düşman görüyor. Hemen hemen herkesi. Toplumun hak aramaya, itiraza, şikayete hiçbir şeye ya, hiçbir şeye tahammülü yok!
Dün ekşide okudum, biri sigara içilen cafeyi şikayet etmiş, polisler şikayetçinin nosunu cafe sahibine vermiş. Cafe sahibi tehdit ediyormuş. Şu rezilliğe bakar mısınız ? Olay ilçede gerçekleşiyor yani küçük bir yer, cafe sahibi nefes bile aldırmaz diyebilirim. Bu tipler böyledir. Allah sonumuzu hayır etsin diyerek yazımı bitiriyorum. Hoşçakalın.

